Sualtı ve Doğa Sporları Camiasının Üzücü Kaybı

Türkiye’de sualtı dünyası başta olmak üzere doğa sporları, doğa koruma alanındaki girişimlerin öncülerinden biri olan Gökhan Türe, tedavi gördüğü İstanbul GATA’da yaşamını yitirdi. 52 yaşındaki Gökhan Türe uzun süredir kanserle boğuşuyordu. 

gökhan türeYaşamını uzun yıllardır Antalya’nın Kaş ilçesinde sürdüren Gökhan Türe, dalış rehberliği, deniz kayağı rehberliği ve sualtı fotoğrafçılığının yanısıra doğa sporları konusunda çalışmalar yürütüyordu. ODTÜ’deki öğrencilik yıllarında 1985′te ODTÜ Sualtı Araştırmaları Topluluğu’nun fikir babası ve (ODTÜ SAT) kurucularından biri olan Gökhan Türe, Türkiye’de sualtı araştırmaları konusunda pek çok dernek ve projenin oluşumuna da öncülük etti. Bunlar arasında Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD), Batık Araştırma Grubu (BAG), Akdeniz Foku Araştırma Grubu (AFAG), Sualtı Arkeolojisi Araştırma Grubu (SAAG), Mağara Dalışı ve Araştırmaları Grubu (MADAG) ve Likya Kuş Gözlem Topluluğu (LİKKUŞ) gibi oluşumlar yer alıyor.

Çalışma hayatını doğa sporları ve dalış turizmi üzerine yoğunlaştırıp Dragoman isimli turizm acentasının ortaklığını yürütmekteydi. Gökhan Türe, deniz kayağıyla, Kuzey Denizi’nden Karadeniz’e 3216 km kürek çekerek Trans Avrupa geçişini yapan ilk ekip arasındaki yerini ekip lideri olarak almıştı.

Gökhan Türe’nin ekip liderliğini üstlendiği projenin detayları, daha önce yayınlanmış yazılardan alıntılarla aşağıda:

Dünyada ilk defa Kuzey Denizi’nden Karadeniz’e kanoyla geçtiniz. Bu Trans Avrupa Kano Geçişi’nden bahseder misiniz?

Yine çocukluğuma dönersek, o zamanlar kıyılarda kendi kendine tahta parçalarından, brandadan kano yapmış ve bu taşıtların üzerinde kıyılarda dolaşan birçok insan görmek mümkündü. Daha sonraları nedendir bilinmez bu ‘marjinal’ insanlar kayboldu ama çocukluk günlerimdeki bu ayrıcalıklı görüntüler hiçbir zaman hafızamdan silinmedi ve denizlerde kano yapabilmek içimde bir ukde olarak kaldı. Çünkü kano çok özel bir duygu, sizinle bütünleşik bir parça. Onunla birlikte suların üzerinde bazen enginlere uçar gider bazen yeni kıyılara ayak basarsınız. İnsanın kendi gücüyle seyahat edebilmesinin güzelliğini, ancak bunu yapan biri anlayabilir.

Bir gün National Geographic dergisinin bir sayısını okurken Main-Tuna nehri arasında 1992 yılında açılan kanalı konu alan bir makale fazlasıyla ilgimi çekti. Yazıya göre iki nehir birleşmişti. Hemen haritayı önüme serdim ve fikir kendiliğinden ortaya çıktı:

Kuzey Denizi’nden Karadeniz’e kanoyla geçilecekti. Ren-Main-Tuna nehirleri boyunca kürek çekecektik ancak Ren ve Main nehirleri boyunca akıntıya karşı kürek çekmek zorundaydık. Ayrıca birçok belirsizliklerle dolu eski Demir Perde ülkelerinden de geçecektik. Ama karar vermiştim bir kez… Yakın arkadaşlarıma bahsettim; “tamam, biz varız” dediler. ATLAS Dergisi, olayı hemen benimsedi ve sponsor olarak ALCATEL firmasının maddi, manevi desteğini sağladı. 4 Ağustos 1998 günü Hollanda’nın tarihi Williamstad Yat Limanı’ndan ilk kürekleri vurmaya başladık. Toplam 87 günde, 3216 km yaparak, 10 ülke içinde birçok serüven dolu bir yolculuktan sonra 29 Ekim 1998 tarihinde Romanya’nın Köstence limanı güneyindeki Agigea şehrinde ekspedisyonu tamamladık. Bu seyahat kategorisinde bir ilkti. Dünyada ilk defa bu rota kanolarla geçilmişti. Yolculuğumuza, salt fiziksel ve ruhsal bir maraton gerçekleştirmenin yanında, başka bir anlam yüklemek istemiştik. Bu nedenle Project Raft girişiminden etkilenerek yolculuğumuzu ” Tek Dünya Tek Nehir” sloganı altında gerçekleştirdik. Amacımız nehirlerin kirlenmesine ve korunmasına kendimizce dikkat çekebilmekti. Ayrıca bir Hollanda prensinin yüzyıllarca önceki düşünü de gerçekleştirmiş oluyorduk. Yol boyunca birçok farklı ülkede ve noktada basın toplantıları oldu, yerel ve ulusal medya kuruluşları bu konulara yer verdiler. İki denizi küreklerimizle birbirine bağlamıştık. Bu yolculuğun kısa bir özetini www.dragoman-turkey.com\trans-avrupa\trans europe tr.htm web sayfasında bulabilirsiniz. Hikayemizi anlatan kitabın detaylarını da tamamlamak üzereyiz. Uygun bir yayıncı bulduğumuzda diğer insanlarla da paylaşacağız.

Kaynak: http://www.kariyer.net/kariyer-rehberi/doga-ve-spor-asigi-gokhan-ture/

http://www.reocities.com/RainForest/canopy/3199/turkce.html

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=-50259

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/10/25/74245.asp

http://hayaliperde.blogcu.com/dunyanin-bir-yili/1370916

 

Volkan Kaya

Volkan Kaya

Son yıllarını, deniz kayağı sporuyla uğraşarak, denizde kürek çekerek geçiriyor. Yönetim kadrosunda görev aldığı kulüple (Bodeka) birlikte İstanbul çevresinde günübirlik ya da kamplı deniz etkinliklerini sürdürüyor ve uzak bölgelere yaptığı uzun soluklu deniz kayağı gezileri sayesinde yeni yerleri denizden keşfetmenin hazzını yaşamakta. Kısa süre önce İstanbul’un keşmekeşinden kendini kurtarmayı başarıp memleketi Sinop’a yerleşerek deniz kayağı hayatına burada devam ediyor.

Leave a Response