Şahinkaya Kanyonu’nda Bir İlk

 

Şahinkaya Kanyonu’nu daha önce duymuş ve internetten biraz araştırmayla son derece ihtişamlı fotoğraflara ulaşmıştım. Bu fotoğraflar bende Şahinkaya Kanyonu’na karşı bir merak uyandırmıştı ve günün birinde mutlaka burayı kanoyla keşfetmeliyim diye düşünüyordum. Geçtiğimiz günlerde Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin burada doğa sporları şenliği organize etmek üzere kolları sıvadığını öğrendim. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin davetiyle kanyona kanolarla girecek ve ufak bir keşif yapacaktık, aradığım fırsat ayağıma gelmişti.

Daha önce Cengiz (Koçak) kanyonun en yüksek tepesinden paraşütle serbest atlayış (base jump) yapmış bir paraşütçü ve benim Şahinkaya’yı keşfetmeme vesile olan kişi. Yaptığı atlayışla birlikte kanyon bir anda basında yer almış, belki ben de o sayede kanyonun ismini duymuşumdur. Kanyona, Samsun Büyük Şehir Belediyesi’nin kano antrenörü ve arkadaşım olan Zafer de gelecek, belediyenin kanolarını da alıp yola çıktık, sohbet ede ede Vezirköprü yollarına düştük.

Cengiz, Zafer, ben ve Samsun’dan katılan grupla da buluşarak, eskiden Kızılırmak’ın yatağı olan ve şimdi Altınkaya Baraj Gölü kenarına geldiğimizde önümüzde devasa bir kaya kütlesi yer alıyordu. Kanoları önce gezi teknesine yükleyip kanyonun içinden suya inecektik. Gezi teknesiyle kanyona doğru ilerledikçe kaya kütlesi daha da büyümeye başladı ve bir anda bizler küçücük kaldık. Biraz ilerde suya indirdiğimiz kanolara binen sekiz kişi, bir anda çocuklar gibi neşeli, etrafı keşfe çıktık. Daha önce Türkiye kıyılarının birçok yerinde kürek çektim, birçok güzel plaj, sazlık, kaya duvarları görmüştüm. Her birinin diğerinden farklı güzellikte olduğunu söylemeliyim, Şahinkaya Kanyonu da bunlardan biri şüphesiz. Etrafta, en yükseği üç yüz metreyi aşan zirve haricinde, yüz metre civarı onlarca kaya duvarı var ve siz bu koca kaya kütlelerinin arasında dingince duran suda kürek çekiyorsunuz. Yakınlarımızdan geçen irili ufaklı birçok yabani kuşun yanı sıra tepelerde süzülen yırtıcı kuşlara kadar seyredilecek zengin bir yaban hayat var. Giderken fark etmediğim fakat dönüşte gözüme çarpan bir şey oldu. Göl kenarından yukarıya doğru çıkan, kireç taşı anakayaya oyulmuş merdivenler, sanki kayığını burada bırakıp koşarak merdivenleri çıkan birilerinden kalmış gibi karşımızda duruyordu. Antik Çağlar’dan beri Kızılırmak gibi önemli bir akarsuyun yatağı olan vadide kim bilir kaç metre daha aşağılara uzanıyor ve kim bilir kimler tarafından ne amaçla oyuldu bu merdivenler. İçimizden bir arkadaş merdivenleri takip ederek yukarıya çıkıp etrafı biraz keşfediyor. Görünürde, hemen üstümüzdeki kaya setinin üstüne uzanıyor olması muhtemel fakat buradan başka bir patikayla farklı bir yere uzanıyor olması pek de mümkün değilmiş gibi duruyor. Başka bir zaman daha kapsamlı bir keşif yapacağız artık.

Ocak ayının ortası olmasına rağmen bize bir ayrıcalık yapan güneş sayesinde güzel bir keşif günü oldu. Suya indiğimiz grupla birlikte güle oynaya kürek çekerek dönüşe geçtik.

Açıkçası bu ufak keşif, tadı damağımda kalan bir kano gezisi oldu. Buraya mutlaka tekrar gelip daha uzun süre ayırıp gezeceğim. Kanyonun aşağı bölgesinde yer alan daha geniş olan göl kıyılarını da mutlaka gezeceğim. Samsun yakınlarında yaşayanlar için bulunmaz nimet olan göl şimdiye kadar çok verimli kullanılmamış fakat belediyenin bu girişimiyle kano, kürek, bisiklet, trekking, oryantiring, kampçılık, kaya tırmanışı gibi birçok spora ev sahipliği yapan bir bölge olması mümkün. Kanyonun aşağı tarafındaki geniş kısımda kano ve kürek yarışları da yapılabilir, böylelikle civar köy ve kasabanın gençleri yepyeni bir sporla tanışabilir.

Samsun Büyükşehir Belediyesi bu bölgede bir doğa sporları şenliği organize etmek istiyor ve buna deniz kanosu da dahil olacak elbette. Benzer bir doğa sporları şenliği Erzincan Kemaliye’de yıllardır başarıyla yapılıyor, burada neden olmasın. Şimdilik Mayıs gibi düşünülen şenliğin detaylarını ve gelişmeleri yine Kano Akademi’de paylaşacağım.

Fotoğraflar: Fatih Yalçıner ve Volkan Kaya

 

 

Volkan Kaya

Volkan Kaya

Son yıllarını, deniz kayağı sporuyla uğraşarak, denizde kürek çekerek geçiriyor. Yönetim kadrosunda görev aldığı kulüple (Bodeka) birlikte İstanbul çevresinde günübirlik ya da kamplı deniz etkinliklerini sürdürüyor ve uzak bölgelere yaptığı uzun soluklu deniz kayağı gezileri sayesinde yeni yerleri denizden keşfetmenin hazzını yaşamakta. Kısa süre önce İstanbul’un keşmekeşinden kendini kurtarmayı başarıp memleketi Sinop’a yerleşerek deniz kayağı hayatına burada devam ediyor.

1 Comment

  1. Fotoğraf lar ve coğrafya çok güzelmiş… Kayalar çok etkileyici… Kanoyla dolasmadigin hiçbir akarsu göl ve deniz kalmasın Volkan Kaya… Sevgiler…

Leave a Response